İstiklâl Marşı'mız 100 Yaşında


İstiklâl Marşı; istiklâlin, istikbâlin, milletin azim ve kararlılığının sembolüdür. Kurtuluş Savaşı'nın manifestosu ve Türk milletinin ortak sesidir. Bu ses, milletimizin en buhranlı ve en zor döneminde memleketimizden yükselen en gür seda olarak kurtuluşun kahramanlarına cesaret ve ümit aşılamıştır. Türk milletinin bağımsız kalma, hür olma iradesini ifade etmiştir.

İstiklâl Marşı, sadece geçmişe övgü değil, her kelimesiyle millet hissiyatının, insanımızın geleceğe olan inancının mısralardaki ifadesidir.

İnanıyoruz ki, İstiklâl Marşımızın taşıdığı millî his, duygu ve değerler manzumesi ilelebet bu topraklarda, başta sizler ve biz olmak üzere milletimizin her ferdince yaşanacak ve yaşatılacaktır.

Her değerli eserin elbette bir de müessiri vardır. Eseri anıp da eserin sahibini anmamak olur mu?  Mehmet Akif’in kendisi ihtiyaç sahibi olmasına rağmen İstiklal Marşı için kendisine verilecek beş yıllık millet vekili maaşı kadar çok olan bir ödülü Dâr’ül Mesaîye bağışlamış, bütün hayatını, vatanı ve milleti için büyük bir sorumluluk davranışı içinde geçirmiştir. Onu daha iyi tanımak kendimizi ve tarihimizi daha iyi anlamak manasına gelmektedir.

İstiklâl Marşı’mızın kabulünün 100. yılı kutlu olsun. Mehmet Akif’in deyişiyle:

“Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.”

Bu vesileyle, Mehmet Âkif Ersoy başta olmak üzere, İstiklâl Mücâdelesi'nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.